ÜLKE HAYVANCILIĞIMIZIN MEVCUT DURUMU

           Ülkemizin nüfusu sürekli artarken, tam tersine hayvan varlığımız gittikçe azalmaktadır. Türkiye'nin 1980 yılı nüfus sayımlarına göre 45 milyona yakın nüfusu bulunmaktaydı. Son 30 yılda nüfusumuz % 65 artarken, Türkiye'nin 1980'de 16,5 Milyon Olan Sığır Sayısı % 63’ lük bir azalmayla 10,5 Milyona, 50 Milyon Olan Koyun Sayısı % 45’ lİk bir azalmayla 23 Milyona yani geriledi. Keçi varlığımız da 16 milyondan % 68’ lik bir azalmayla 5 milyona düşerek her 3 keçiden 2'sini kaybetti. Manda sayımız ise 5 kat azalarak % 20’lere kadar düştü. 20 yıl önce 500 bin ton olan kırmızı et üretimi 2010 yılında 412 bin tona kadar geriledi. 0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 1980 1990 2000 2010 insan koyun keçi sığır manda Hızla artan bu açığın kapanması uzun yıllar mümkün görünmemektedir. Devlet üretimi teşvik için çok önemli destek kararları aldı, fakat üretim için damızlık hayvan yeterince yok. Beslenenler tüketim ve kurbanlık için kesilmek zorunda. Açığın kapanması çok uzun yıllar ve çok sayıda damızlık hayvan gerekli. Arz talep dengesi de bozulduğu için fiyatlar dünya fiyatlarının katmer katmer üzerinde. Bu da alım gücünü ve tüketimi olumsuz etkilemekte. Bir kaç sezon önce süt fiyatlarını yetersiz bulan, hayvanlarını beslemekte ve borçlarını ödemekte zorlanan üreticiler, damızlık hayvanlarını kesime gönderdiler ve azalan damızlık sayısı besi materyali sıkıntısına da neden oldu. Yapılan canlı hayvan ve et ithalatı sayesinde sığır eti fiyatlarının bir nebze düşmesine rağmen, koyun eti fiyatları artmaya devam etmektedir. Koyun ithali koyun eti fiyatlarını düşürmedi. Besili koyun bulmakta ciddi sıkıntı var. Fiyatlar yüksek olunca üretici süt kuzularını da kesime gönderiyor. Eti lezzetli diye 8-10 kiloluk kuzuların kesime gönderilmesi biraz daha büyüdüklerinde, hem yavru üretiminin hem de et veriminin yükselmesini engellemekte. Avrupa, Rusya, Ukrayna Ve Dünya Ortalama Et Fiyatı 3 Euro, üreticilerin düşük olmasından yakındığı süt fiyatları ise Avrupa’nın iki katı. Dünya fiyatlarına göre çok Yüksek olan et ve süt fiyatlarına rağmen üretici mutsuz, tüketici mağdur.

ÜLKE HAYVANCILIĞIMIZDA YAŞANAN PROBLEMLER VE ÇÖZÜMLER

    Çok zengin iklim, toprak ve su kaynaklarına sahip önemli bir tarım ülkesi olmamıza rağmen tarım ve hayvancılığımız maalesef iç açıcı bir durumda değil. Gelişen bilgi ve teknoloji çağına yeteri hızda ayak uyduramamamız ve birim alandan ve hayvan başına verim ve karlılığı artırıcı yöntem ve sistemleri, bilgi ve teknolojileri doğal kaynak ve avantajlarımızla bir araya getirerek destekleyemeyişimiz tarımda gerilememize neden olmuştur. Artan nüfus ve ihtiyaçların çoğalması karşısında mevcut yöntemlerle yapılan tarım ve hayvancılığın getirileri yetersiz kalmış ve o kadar imkan ve kaynaklarımıza rağmen ithalatçı pozisyonuna düşmemiz büyük üzüntü kaynağıdır. Yetersiz üretim nedeniyle yükselen, Dünyanın en pahalı süt ve et fiyatlarına rağmen, üreticiler yüksek verim kayıpları nedeniyle bekledikleri geliri elde edemezken tüketiciler gereğinden pahalı satın almak zorunda kalmaktadırlar. Yüksek fiyatlar üretim girdilerinin maliyetlerini de tetiklemekte ve yanlışlar zinciri iyice işin içinden çıkılmaz bir duruma neden olmaktadır. 

Çayır Ve Meralarımızın Verimliliği Ve Mülkiyet Durumu: Ülkemizin iklim koşulları ve yağış rejimi tek başına çayır mera hayvancılığı için yeterli değildir. Yağış dönemi, kış aylarında olmakta yaz ayları hemen hemen hiç yağış düşmemektedir. Bahar dönemi de çok kısa sürdüğü için, ani bastıran yaz sıcakları çayır ve meraların kısa sürede sararmasına ve kurumasına neden olmaktadır. Çayır ve meraların en iyi durumda olduğu doğu bölgelerimizde yaz kısa sürmekte kış ayları çok çetin ve uzun geçtiği için kesintiye uğramakta kış ayları yem problemi had safhada yaşanmaktadır. Otlaklarımız özellikle büyükbaş hayvancılık yetersiz ve uygun değildir. Bu nedenle, başarılı ve ekonomik bir hayvancılık için kaba yem üretimi çok önemlidir. Diğer bir önemli hususta, çayır ve meraların köy tüzel kişiliklerine bağlı ve müşterek kullanıma açık olmasıdır. Zaten kısa süren otlatma döneminde aşırı otlatmalar meraları daha da kötü bir duruma sokmaktadır. Yatırımcıların bölgelerindeki meralardan faydalanmaları ve köylülerin müsaade etmesi mümkün değildir hatta köy harici yatırımcıların sürülerini anızlarına dahi sokmamaktadır. Yani meraya dayalı büyük kapasiteli hayvancılık ülkemizde mümkün görünmemektedir. Çözüm: Hayvancılıkta başarılı olmuş ülkelerdeki gibi, kadostroda mera sınıfında görülen fakat mera vasfını kaybetmiş alanların yatırımcılara açılarak, suni çayır mera kurulumu, sulama sistemi kurulumu ve rotasyon parselleri oluşturularak münavebeli otlatma kaideleri getirilmelidir. İşletmelerin, çitlerle çevrilerek koruma ve kontrol altına alabildiği, sulama ve gübreleme gibi bakım işlerini yapabildiği kendine ait otlaklar olmasıdır. 

-Yem Bitkileri Üretiminin Yetersizliği Ve Üreticiler Tarafından Kaba Yeme Dayalı Besleme Olmadan Karlı Bir Hayvancılığın Mümkün Olmayacağının Yeterince Farkında Olunmaması. Kaba yemler, dört gözlü mideye sahip geviş getiren hayvanlar için sindirim sistemlerinin yaradılışları gereği, en önemli yem grubunu oluştururlar. Hayvanların kaba yem ihtiyacı çayır ve meralarda otlatmayla, mera mevsimi dışında ve mera imkanı olmayan işletmelerde yem bitkileri üretilerek yeşil aksamın yedirilmesi, kurutularak veya silaj yapılarak karşılanır. Hayvancılıktan para kazanmanın yolu dengeli ve ucuz beslemeden geçer. Etçi ve sütçü kültür ırkları belli bir verim yönünde geliştirildikleri için yetersiz beslemeye şiddetli tepki gösterirler. Örneğin küçük bir stres veya besleme hataları hayvanların verimlerini büyük oranda etkiler. Kültür ırklarında yemin kalitesi ve besin değerine bağlı olarak günlük diyetin % 60-80'in kaba yem % 20-40'ini kesif yem oluşturmaktadır. Süt ve et maliyetinde, tek başına % 60-70 masrafı tutan, yem girdisinin maliyetteki oranının yem bitkileri üreterek % 25-30 lara indirebilmiş modern karlı işletmeler vardır. Bunun yanında aldığı süt parasının % 65-70 ini sadece konsantre yem için ödeyen silaj ve kaba yemlerin önemini bilmeyen ve bu nedenle de para kazanamayan yetiştiricilerde çoğunluktadır. Çözüm: Besleme giderlerini azaltmanın ve karlılığın en önemli yolu, ihtiyaç duyulan kaba yemi işletme içerisinden temin etmek, yeşil ot, yeşil otun daimi olarak temin edilemediği mevsimlerde, kuru ot ve silaj üretimine ağırlık vermektir. Hem çayır mera ve otlatma imkanı olmayan, hem de üretim yapmayıp beslemeyi tamamen satın alınan yemlerle sürdürmeye çalışılan hayvancılık işletmelerinin durumu, her gün sürülerine lokantada yemek ısmarlamaya benzer. Bu kadar yüksek et ve süt fiyatlarına rağmen hallerinden memnun olmayan işletmelerin büyük bir çoğunluğunun durumu budur. 

-Çok Parçalı Bölünmüş Arazi Yapısı Ve Küçük İşletmeler. Mevcut miras kanunu arazilerin sürekli bölünmesine ve ekonomik tarımın yapılamamasına neden olmaktadır. Yatırımcılar ise Hayvancılık ve tarımsal yatırım için yeterli büyüklükte toplu arazi bulmakta büyük sıkıntılar yaşmaktadır. Tarım ve hayvancılık işletmeleri de küçük araziler üzerinde ekonomik ve fizibıl olmayan küçük hacimlerde kalmaktadır. Arazi büyüklüğü yeterli olmadığı için yem bitkisi üretimi yapamayan işletmelerin karlılığı mümkün olmamakta ve büyümeleri de imkansız hale gelerek kısır döngü içinde kalmaktadırlar. Bu durumda işletmelerin beklediği kazancı elde etmeleri çok zordur. Belli bir işletme büyüklüğü ve üretim kapasitesine sahip olmayan, kaba yem üretimini ekonomik olarak yapamayan işletmelerin beklediği başarı ve kazancı elde etmeleri mümkün değildir. Çözüm: Tarım ve hayvancılık işletmelerini üç gruba ayırmak, yöntem, sistem ve çözümleri genel değil bu gruplara özel uygulamak gerekir. 1-Kırsal alan Köylü, çiftçi ve küçük aile işletmeleri: Bu grup 5-50 da. arazi, 5- 20 baş sığır, 10-100 baş koyun veya keçi sahiplerinden oluşan ekonomik olmayan fakat ülke üretiminin önemli bir oranını üreten işletmelerdir. Hayvancılıkta başarılı ülkelerde bu grup çok küçük bir oranda iken ülkemizde büyük bir çoğunluğu ve hayvan sayımızın çok önemli bir nüfusunu oluşturmaktadır. Diğer ülkelerde çiftçi başına düşen verimlilik ve beslediği nüfus sayısı çok yüksek iken bizde tam tersidir. Bu grup verimsiz, kar marjı düşük, kabuklaşmış alışkanlıklarını aşma şansı ve gücü, destek kredilerine teminat vererek faydalanma ve daha doğru işletmecilik yapma şansı, yeniliklere ve öğrenmeye talip olmayan, eğitim seviyesi düşük büyük kesimi oluşturmaktadır. Bu grubun önemli bir kısmı geçinemeyip sürekli kentlere göçmektedirler. Bu kesime ait birçok tarla artık boş bırakılıyor. 

 Bu gruba uygun çözümler:

Ülke tarımının ana potansiyelini oluşturan, hayvancılığı ev ihtiyaçları ve ek gelir olarak yapan bu gruba, verilecek doğru yöntem ve desteklerle ayakta durmalarını sağlamak, etkinliklerini ve seviyelerini artırıcı önlemler alarak üretken hale getirmek şarttır. Koyun Keçi birlikleri nezdinde organize edilerek 100 başlık damızlık gruplar halinde köylerde toplamda ciddi potansiyeller oluşturulabilir. Bu gruba yönelik olarak tasarımlanmış ekonomik fakat hayvan konforu ve refahını sağlayan, yüksek havalandırma oranı, aydınlık ferah kurulumu kolay ve pratik modüler modern ağıllar teşvik edilerek ve desteklenerek, Koyun Keçi birlikleri tarafından yeni teknik bakım ve yöntem uygulamaları eğitimi ile başarıları kontrol altında tutulabilir. Sera yeni sistem ağıl ve donanımları doğru ve başarılı üretimin anahtarı olacaktır. 100 başlık sürüler, doğru barındırma, doğru bakım, besleme, doğumların toplulaştırılması ve süperovulasyon teknikleri ile hızlı bir şekilde çoğalarak 200-500 başlık sürüler haline gelecektir. Bu nedenle bu grup için uygulanacak projeler doğacak yavrular, büyümeler ve ihtiyaçlar dikkate alınarak planlanmalıdır. 

-Orta ölçekli ticari tarımsal işletmeler: 50-250 da. arazi, 100-500 baş sığır, 250-1.000 baş koyun veya keçi varlığına sahip olan, işletmeler ve arazi satın alarak tarıma soyunan yeni çiftçi adaylarıdır. Bu işletme sahipleri daha güçlü ve ve daha iyi imkanlara sahip oldukları için eğitimli bu yeni nesil, görerek öğrenen ve yeniliklere açık hevesli ve doğruları öğrenmeye ve yapmaya imkan olarak ta müsait gruptur. Bu grup Ülke tarımının lokomotifi olacaktır. Bu gruba uygun çözümler: Bu gruba verilecek destekler kabuklaşmış alışkanlıkların devamı değil, yeniliklerin tanımını ve kriterlerini doğru olarak tarif eden ve doğru sistem ve tekniklerin uygulamasını şart koşan destekler olmalıdır. Böylelikle yeni kurulacak işletmeler ya da destek ve teşviklerden yararlanarak büyümeyi hedefleyen işletmeler ülke tarımının önünü açacak modern tarım tekniklerinin önemini kavrayarak, seve seve gönüllü olarak uygulayacaklardır. Böylelikle, destek ve teşviklerin, bilgi kirliliği ve yenilikleri takip etmeme güncellenmeme nedeniyle doğru olduğu zannedilen kabul görmüş, yanlış ve ülke tarımının önünü tıkayan kabuklaşmış alışkanlıklar, bu güne kadar bir faydası görülmeyen devri kapanmış eski sistemlere çarçur edilmesine izin verilmemiş olur. Ülke tarımının geleceği için çok önemli olan bu grubun yeniliklere adapte olmalarını, doğru işletmecilik yapmalarını ve mutlaka başarılı olmalarını ve büyümelerini çoğalmalarını sağlayacak tedbirleri ve kriterleri uygulamak gerekir. Üretim planlaması ve ihtisas işletmelerinin oluşmasında, tarımsal üretim açığımızın kapanmasında bu gruba çok önemli ve büyük bir rol düşmektedir. 3-Büyük üretim gücü ve kapasitesine sahip profesyonel işletmeler: 250- 1.000 da. Ve üzeri arazi, 1.000-10.000 ve üzeri baş sığır, 1.000-10.000 üzeri baş koyun veya keçi varlığına sahip olan işletmelerdir. Tarım ve hayvancılıkta ileri gitmiş ve başarılı ülkelerin işletmeleri; geniş araziler üzerinde, büyük üretim gücüne sahip binlerce baş sürülerden oluşmaktadır. Bu işletmeler kendilerine ait gübreleme, sulama gibi düzenli bakımlarını yaptıkları rotasyonlu otlama arazileri, yem bitkileri üretimi ve modern teknik ve yöntemleriyle entegre olmuş, ve ülke tarımlarını başarıya ulaştırmış, ülke ihtiyaçlarını ekonomik olarak karşıladıkları gibi yüksek montanlı ihracat yapan işletmelerdir. Ülkemizde ortalama çiftlik büyüklüğü 65 da. iken Yeni Zelenda da ortalama koyun çiftlikleri 5.540 da. Besi sığırı çiftlikleri 1.650 da. Süt sığırı çiftlikleri 1.460 da. dır.

   ABD’de çiftliklerin İşledikleri ortalama büyüklük de 1.800 da. dır. Dünyada tarımın en gelişmiş, en verimli yapıldığı ülke ABD nüfusun sadece % 2,5’i yani 7 milyon nüfus tarımla geçinmekte ve 140 milyar dolar hasıla elde etmektedir. İngiltere’de tarımla geçinen nüfus 1 milyon kadar ve 55 milyar dolarlık hasıla sağlanmakta, yani çiftçi başına 55 bin dolar elde edilmektedir. Türkiye’de ise % 35’i yani 24 milyon nüfus ancak 40 milyar dolar elde edebilmektedir. İngiltere’de çiftçi başına düşen gelir 55.000, AB ülkelerinde ve Amerika’da 20 bin dolarken, Türkiye’de çiftçi başına düşen gelir sadece 1,700 dolar olup verimlilik ve üretkenlik son derece düşüktür. Tarımda ölçek büyümedikçe, ihtisaslaşma ve bilgi teknolojileri kullanılmadıkça verimliliği ve karlılığı artırmak mümkün değildir. Insan gıdası tarımsal ürünlerin ekonomik ölçeklerde ve yüksek kapasiteli üretimlerinde kazançlı ve karlı olduğunun farkına varan yatırımcılarımız büyük ölçekli modern tarım işletmeleri kurmaya başlamıştır. Büyük ölçekli işletmeleri kurabilecek sermaye ve krediler için teminat gücüne sahip bu grup ülke tarımı ve hayvancılığını bu günkü yerinden alıp yüksek kapasiteli üretim gücüyle yeniden ihracat yapabilecek düzeye getirecek olan gruptur. Bu gruba uygun çözümler: Ekonomik ve fızibıl ölçekli yüksek üretim kapasiteli işletmelerin yetersizliği ve bu tür işletmeler için yeterli büyük arazilerin olmaması, Arazi fiyatları hem çok pahalı, hem de yeterli yem bitkileri üretecek büyük arazi bulmak problemdir. Bu gruba dahil olmaya namzet olanların cezbedilerek büyük işletme sayısının hızla çoğalması sağlanmalıdır. Büyük arazi edinme kolaylığı sağlanması, uygun hazine arazilerinin ve vasfını kaybetmiş çayır mera alanlarının, yurt dışı başarılı modellerde olduğu gibi ıslah ve sulama altyapısını oluşturma rotasyonlu otlatma, günümüz doğru teknolojilerini içeren yöntemleri uygulama koşuluyla tahsis edilerek önlerinin açılması gerekir. Modern ve büyük ölçekli işletmelerin önünü tıkayan son derece gereksiz, manasız ve ihtiyaç olmayan yıldırıcı, bıktırıcı ve caydırıcı bürokrasi ve ruhsatlandırma gibi zorlukların düzene sokulması en büyük ihtiyaçtır. Bu tür işletmelerin çoğalmasıyla damızlık ve üretim açığımız hızla kapanacak, tanımlanması gereken doğru yöntem, doğru sistem ve ekonomik besleme yöntemleri ile maliyetler düşecek kar marjı yükselecek ve çok yüksek olan et süt fiyatları dengelenerek tüketicilerde rahatlayacaktır.  -Hayvancılıkta başarılı, ekonomik ve karlı bir üretim için gerekli olan büyük arazi ihtiyacının ve buna bağlı olarak kaba yem tedarikinin ekonomik olarak sağlanmasındaki zorluklar: Yem bitkileri üretimi, yeterli arazisi olmayan işletmeler için ayrı bir problemdir. Çayır ve meralarımız yeterli ve uygun vasıfta olmadığı için; kaba yemler ya tamamen satın alınmakta ya da üretim için büyük arazilere ve ciddi boyutta makina ekipman sistem yatırımlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Çayır mera otlak ve büyük arazi ihtiyacının her yerde çözülebilmesi mümkün değildir. 1 KÜÇÜK BAŞ İÇİN KURU YONCA SİLAJ Günlük tüketim 1 kg 3 kg Yıllık tüketim 350kg 1.100 kg Verim kg/da 2.000 kg/da 7.500 kg/da Arazi ihtiyacı 0.180 da/K.baş 0.150 da/K.baş KOYUN BAŞI ARAZİ İHTİYACI 0,300-0,350 da/K.Baş Yani 1.000 küçükbaş kapasiteli bir çiftlik için ihtiyaç olan yem bitkilerini üretebilmek için 300-350 da. sulanabilir araziye ihtiyaç vardır. Yani 1.000 büyükbaş kapasiteli bir çiftlik için ihtiyaç olan yem bitkilerini üretebilmek için 2.500-3.000 da. sulanabilir araziye ihtiyaç vardır. 10.000 baş Büyük kapasiteli koyun/keçi işletmeleri için 3.000 da. büyükbaş sığır işletmeleri için ise 30.000 da sulanabilir araziye ihtiyaç vardır. Böyle bir arazi tedariki 1

BÜYÜKBAŞ İÇİN KURU YONCA SİLAJ Günlük tüketim 10 kg 25 kg Yıllık tüketim 3.500 kg 9.000 kg Verim kg/da 2.000 kg/da 7.500 kg/da Arazi ihtiyacı 1.75 da/B.baş 1.20 da/B.baş KOYUN BAŞI ARAZİ İHTİYACI 2,50-3,00da/B.Baş fiziki olarak mümkün değildir. Yüksek maliyetler nedeniyle karlılık azalmaktadır. Tedarik zorlukları nedeniyle ve yem giderlerini düşürmek için beslemenin kısıtlanması verimliliği düşürmekte ve karlılığı yok etmektedir. Büyük arazi bulunsa dahi, arazi satın alma bedeli yanında, bu kadar geniş arazileri işlenebilmesi ve yem bitkileri üretimi bakımı, hasadı, muhafazası için çok geniş makine parkı, sulama sistemleri, depo yatırım maliyetleri ve beraberinde işletme masrafları gerekmektedir. Demek ki büyük kapasiteli işletmelerin kurulması çok zor görünmektedir. Çözüm: Bilinen ideal yöntem ve doğruların uygulanabileceği büyük arazileri fiziki olarak tedarik etmek mümkün olmadığı ve tek tük mümkün olsa bile, gerekli alt yapı ekipman ve işletme maliyetleri kolay değildir. Işletme operasyonlarının başedilebilirliği de zaten büyüme kapasitesini de sınırlayacaktır. Demek ki bu doğru, bizim doğrumuz değildir. Ayrıca hayvancılıkta başarılı olmuş ülkelerdeki yöntemleri de olduğu gibi ülkemize adapte etmekte doğru değildir. Çünkü, Iklim ve insan faktörümüzle fiziki koşullarımızla birebir örtüşmez, taklit başka problemlere yol açar ve başarıyı getirmez. Bizim doğrumuz; Daha az alanlarda, yüksek kapasiteli, daha düşük yatırım ve işletme maliyetlerine ve yüksek karlılığa imkan veren, büyüme kapasitesinin önünde engel olmayan, kendi kendini büyüten, bütün doğruların bir araya toplandığı, insan faktörünün, eksik bilgi ve beceri faktörünün etkili olamayacağı ve kısıtlayamayacağı, Yepyeni, emniyetli, garantili, sağlamcı, yöntem ve sistem kombinasyonların toplamı uygulamalarıdır. Bunun adı ‘’Bitkisel ve Hayvansal Kontrollü Üretim Sistemleri’’ dir. Ve ülke tarımımızın geleceği ve istikbali budur. Tavukçuluk sektörümüz bunun en başarılı örneğidir. Geçmişte büyük krizler ve kayıplar yaşayan tavukçuluk sektörü, ilkel ve eski yöntemlerden vazgeçerek kontrollü üretim teknolojilerini uygulayarak tarımın en başarılı sektörü haline gelmiştir. Bu yöntemler sayesinde ekonomik ve karlı hale gelmişler ve ucuz tavuk ve yumurta tüketimi imkanı sağlamışlardır. Aynı yol haritası Büyükbaş, Küçükbaş Hayvancılık ve Su Ürünleri Sektöründe de uygulanmalıdır. Ülke iklimi, koşulları ve insan faktörü gözüne alınarak, abartısız ve ideal teknoloji düzeyi ile geliştirilen bu yöntemler ve sistemler bütünü, hayvan ve bitki konforunu ve refanını, isteklerini baz alarak, daha küçük alanlarda, birim alanda yüksek kapasiteli ve yüksek verimli üretim imkanı sağlayan sistemler olacaktır. Uygulaması pratik, adaptasyonu hızlı, ekonomik, işlevsel, sağım, yemleme ve gübre yönetiminin kontrollü sistemlerle çok hızlı, etkin ve pratik kontrol yöntemleriyle modüler çiflik anlayışında olacaktır.  Hayvan barınakları ve yem bitkileri üretim alanları, ideal yaşama atmosferi manasına gelen ısı, ışık, nem ve hava gibi konfor koşullarının dengede ve kontrol altına tutulduğu, dört mevsim bahar konforunun sağlandığı, mevsime bağlı olmadan kesintisiz ve daimi üretim imkanı sağlayan sera mantığında tasarımlanmış modüler sistemler olacaktır. Yem bitkilerinde, Açık alanda sadece iki defa ürün alınabilirken, iş hacmi yoğunluğu ve üretim tamamen mevsime bağlıyken, kontrollü üretim sistemlerinde kesintisiz olarak her dönem, yüksek besleyici özellikte kaliteli ve birim alandan yüksek verim alarak taze hasıl kaba yam üretmek mümkündür. Açık alanda yılda tek yada 2 ürün yerine seralarda 15 günlük üretim peryodları ile 20-25 tur, çok katlı iklim odalarında 10 günlük üretim peryodları ile 30-35 tur ürün alınarak arazi ihtiyacını azaltan sistemler olacaktır. Bu yöntemlerle her turda 25 kg/m2 ürün alınabilmektedir. Böylelikle hayvan başına düşen arazi yatırımı, üretim için alt yapı yatırımı, barınak yatırımı düşerken birim alanda daha fazla hayvan ve üretim kapasitesi sağlanacaktır.

 KÜÇÜKBAŞ İÇİN KESİNTİSİZ TAZE HASIL KURU YONCA SİLAJ Günlük tüketim 4 kg 0,5 kg 1,0 kg Yıllık tüketim 1.500 kg 180 kg 365 kg Verim kg/da 25x20=500.000 kg/da 2.000 kg/da 7.500 kg/da Arazi ihtiyacı 0,002 da/K.baş 0,09 da/K.baş 0,05 da/K.baş ARAZİ İHTİYACI 0,140 da/KÜÇÜKBAŞ  15 Iklim kontrollü seralar altında kesintisiz taze hasıl yem üretimi tekniği ile 1.000 BAŞ KOYUN/KEÇİ için 2,0-3,0 da. sera, kuru yonca ve silaj üretimi için 140 da arazi yeterli olacaktır. Bu sayede arazi ihtiyacı Yarı yarıya, hatta çok katlı taze hasıl üretim yöntemiyle üçte bire düşecektir. Yine bu yöntem sayesinde 1.000 BAŞ SIĞIR için 15,0 da sera, kuru yonca ve silaj üretimi için 1.000 da arazi yeterlidir. Yani doğru ve kazançlı bir hayvancılık yatırımı için arazi ihtiyacı 3 kat azalacaktır. Böylelikle yatırım için toplam arazi, alt yapı makina ekipman miktarıda düşerek omortisman gücü yükselecektir. Kendi içerisinde kendine yeten ve kendi kendini büyüten işletmeler mümkün olacak, işletme maliyetleri kontrollü üretim sistemleri sayesinde mimuma düşerken, yüksek kaliteli ve ucuz yem bitkileri üretimi sayesinde karlılık ve başarı artacaktır. Yine orta ölçekli arazilerde kiralama veya sözleşmeli yem bitkileri üretim yöntemiyle yüksek kapasiteli çiftlikler kurmak mümkün olacak, küçük arazi sahiplerine de yem bitkileri tedarikçisi olarak yeni gelir kapıları açılacaktır. 1 BÜYÜKBAŞ İÇİN KESİNTİSİZ TAZE HASIL KURU YONCA SİLAJ Günlük tüketim 25 kg 4,0 kg 5,0 kg Yıllık tüketim 7.500 kg 1.450 kg 1.825 kg Verim kg/da 20x25=500.000 kg/da 2.000 kg/da 7.500 kg/da Arazi ihtiyacı 0,015 da/B.baş 0,750 da/B.baş 0,250 da/B.baş ARAZİ İHTİYACI 1,0 da/BÜYÜKBAŞ

Düşük verimli yerli ırklar ve yerleşmiş alışkanlılar, Kültür ırklarına yanlış barındırma, bakım ve besleme uygulanması nedeniyle yaşanan adaptasyon, verim düşüklüğü ve yüksek maliyetler. Yerli ırklarımız gerek günlük canlı ağırlık artışı ve gelişme hızlarının düşüklüğü, et ve süt verimliliklerinin düşüklüğü nedeniyle artık ticari anlamda ekonomik hayvancılık yapmaya imkan vermemektedir. Fakat; İthal edilen ırklarda, getirildikleri ülkelerin iklim ve ortam imkanlarını hayvanların besleme ve barınma alışkanlıklarını bilmeden, yerli hayvanlarımıza alışılagelmiş yöntemlerle baktığımız gibi barındırıp beslediğimiz için adaptasyon sıkıntıları, anormal düzeyde stres verim kaybı ve ölümler yaşanmaktadır. Çözüm: Döl verimi, gelişme hızları, yemden yararlanma kabiliyetleri, et ve süt verimleri çok düşük olan ticari ve ekonomik hayvancılık yapmamızın mümkün olmadığı yerli ırklarımız değerli ve yüksek verimli et ve süt ırklarıyla ikame edilmelidir. Mutlaka genele yaygınlaştırılması gereken sera tarzı iklim kontrollü üretim barınakları adaptasyon problemlerini ortadan kaldıracak, ithal hayvanların ülkemiz iklim ve koşullarına alışmaları kolaylaşacak, kontrollü kesintisiz taze hasıl yem üretim sistemleri ve yöntemleri, kuru yonca baklagil ve silajlık yem bitkileri üretimin özendirilmesi yaygınlaştırılması besleme problemlerini kökten çözecektir.

-Yüksek Verimli Kaliteli Damızlık Eksikliği Ve Tedarikindeki Zorluklar. Azalan hayvan nüfusumuzun tekrar yeterli düzeye gelebilmesi için milyonlarca damızlık hayvana ve uzun yıllara ihtiyacımız vardır. Gerek yıllık tüketim ihtiyacımız, gerekse kurban bayramları için gerekli hayvan sayısı, bir taraftan üretirken bir taraftan da sürekli kesim ve tüketim gerekmektedir. Hükümetimiz tarafından damızlık ithaline ve faizsiz kredi uygulamasına yönelik alınmış kararlar son yılların en önemli kararıdır. Damızlık sayımız üreme döngüsüyle kendine yeter duruma gelesiye kadar, damızlık ithalatının devamı çok önemlidir. Damızlık ithalatı için konan sınırlar ve ithalat izni için listelenen ülkeler belirlenen ırklar hayvancılığımızın kurtuluşu için alınmış böyle bir kararların işlevini sıkıntıya sokmaktadır. Bu özendirici kararlar sonucu yatırıma özendirilmiş yatırımcılar damızlık bulmakta zorlanmaktadır ve iç piyasada damızlık fiyatları da tavan yapmıştır. Listede bulunan, Bulgaristan, Macaristan, Litvanya, Yunanistan gibi ülkelerde hayvancılık düzeyi zaten iyi değildir ve bize hitap edecek damızlık yoktur. Kısıtlı tutulan ülke sayısı damızlık fiyatlarını yükseltmiş ve nakliye açısından bize yakın bu ülkelerde ithal edilecek hayvan kalmamıştır. Tercih sıkıntısından dolayı zorunlu olarak vasfı düşük hayvanlar gelmektedir. Özellikle denizaşırı ülkelerden bireysel tedarik ve sevkiyat çok zordur. Sevkiyatı 15 günden uzun süren ülkelerden Keçi tedariki mümkün değildir. Çünkü uzun yolculuğa keçi uygun bir hayvan değildir. Büyük telefatlar vermektedir. Hayvanlar diğer Avrupa ülkelerinden hülle yoluyla izne tabi ülkeler üzerinden dolaştırılmaktadır. Bu durum çözülmelidir. Çözüm: Özellikle küçük sürü taleplerini karşılamak için, sevkiyat kolaylığı ve maliyetleri açısından, Fransa, Hollanda, Almanya, İngiltere ve İskandinav ülkeleri gibi Secere kayıtları güvenilir, hayvancılıkta ve damızlık üretiminin elit düzeyde olduğu ülkelerden ithalatın yolları açılmalıdır. Avustralya, yeni Zelanda, Amerika gibi deniz aşırı ülkelerden uçak ile sevkiyat çok pahalıdır. Gemi kapasitesini doldurabilmek ve organizasyon kolaylığı için birlik üyelerinin ihtiyacı koyun keçi birlikleri vasıtasıyla, Devlet desteği organizasyonu ile siparişler birleştirilerek üretici birlikleri tarafından ekonomik ve emniyetli olarak sağlanmalıdır. Ülkemiz iklimine adaptasyonda daha uygun olabilecek ve daha iyi ırk vasıflarına sahip çok sayıda besi sığırı, etçi ve sütçü koyun keçi ırkları mevcut iken, her ne hikmetse ithal edilebilecek ırklar birkaç isim ile listelenerek sınırlandırılmıştır.

Kısıtlı sayıdaki bu ırkların tedarikinde çok zorlanılmaktadır. Hatta bazılarının adaptasyon problemi listede olmayan daha değerli ırklardan daha fazladır. Dünyanın en değerli ırkları kuzey Avrupa Ülkelerinden bütün dünyaya yayılmış ve adapte olmuşlardır. Adaptasyon, doğru barınak, doğru besleme ve çevre koşulları sağlanarak kolaylaştırılabilmekte ve problem olmaktan çıkmaktadır. Yeterli sayıda damızlık tedariki için ırk çeşitliliği genişletilmelidir. Irk tercihi yelpazesini geniş tutulması tedariki ve seçenekleri kolaylaştırırken ülkemizin ihtiyacı olan adaptasyona en uygun ırkların ön plana çıkması açısından bilgi birikimi de sağlayacaktır. Ülke hayvancılığının geleceği birkaç çeşit kısıtlı ırk üzerine kurulamaz. Ülkemiz dört mevsime, yedi iklim coğrafyasına ve farklı yükseltilere sahip bir ülkedir. Bu kadar farklı bölgelere sahip bir ülke birkaç ırk ile donatılamaz, çeşitliliğin kan ve gen zenginliğinin sağlanması çok önemlidir. Avustralya’da 47 ırk besi sığırı, 10 ırk süt sığırı, 42 ırk koyun, 8 ırk keçi yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu zenginlik sayesinde ön plana çıkan ırklara ağırlık verme şansı olmuş bütün dünyaya ihracat yapan ve çeşitli ırk taleplerine hitap edebilir duruma gelmiştir.  Özellikle Küçükbaş Üretici Birlikleri üyelerinin damızlık ihtiyacını karşılayabilecekleri, ve yeni teknik ve teknolojiler konusunda eğitim verebilecekleri damızlık üretim ve eğitim işletmeleri kurmaları konusunda görevlendirilmeli ve desteklenmelidir. Bu damızlık ve eğitim işletmeleri hem teknik, hem ara eleman yetişmesi, hem uygulamalı çiftçi eğitimi, hem de ekonomik damızlık üretim ve tedariki, hem yeni ırkların adaptasyon çalışmaları, hem birliklere gelir kaynağı ve teknik eleman istihdamı açısından ülke hayvancılığının lokomotifi olacaktır. Bu işletmeler kontrollü üretim sistemi teknikleriyle donatılarak örnek yatırımcılara örnek teşkil etmelidirler. Koyun keçi Birlikleri bu damızlık ve eğitim işletmeleri yeni ırklarla ve sistemlerle donatılarak üniversite işbirliği ile adaptasyon, ıslah ve araştırma çalışmaları ile ülkemize uygun yüksek et, süt ve döl verimine sahip yeni ırklar elde edilmesi ve birer üretim istasyonu haline gelerek çiftçilerimize dağıtımı hayvancılığımızı düze çıkaracaktır. Ayrıca bu işletmeler, birlik üyesi çiftçilerin damızlık, koç, yem gibi ihtiyaçlarını ucuz tedarik organizasyonunu sağlayabilir. Süt toplama ve işleme organizasyonu ile pazarlama problemleri çözülebilir. Kooperatifçiliğin başarılı olamadığı ülkemizde birlikler birer bu organizasyonu sağlayabilir. Hayvan Barınaklarındaki Çağın Gerisinde Kalmış Yanlış Uygulamalar Ve Hayvan Konforu Ve Refahının Sağlanamaması Nedeniyle Yaşanan Verim Kayıpları: Farklı iklim bölgelerine ve değişken mevsimlere sahip ülkemizde yazları çok sıcak kışları gelende ılık fakat bazı bölgelerimizde sert ve soğuk geçmektedir. Kültür ırkları çevre koşullarına özellikle yüksek sıcaklıklara, sert rüzgar ve düşük ısılara çok duyarlıdır. Mevcut alışılagelmiş yeterliliği ve doğruluğu savunulan, değişken iklim ve olumsuz çevre faktörlerini düzenlemek ve korumaktan uzak stres ve verim düşüklüğüne neden olan açık ve yarı açık barınaklar mutlaka kriterlendirilmelidir. Malesef stres etmenlerini kontrol altında tutarak hayvan refahı ve konforuna uygun bir barınak çalışması bu güne kadar yapılmamıştır. İmalatçı ve kurulum firmalarının da herhangi bir projesi, hayvan metabolizma, fizyolojisi tercih ve alışkanlıkları hakkında bilgi birikimi, knowhovu ve uygulaması yoktur. Hayvana, işletmenin istikbali, bekledikleri verim kazancı sağlayacak varlık gözüyle bakılmamakta, hayvan konforu ve refahı, ihtiyaç ve talepleri göz ardı edilmektedir. Açık ve yarı açık barınaklar Alışılagelmiş yanlışlar ve bilgi kirliliği, hayvana bir şey olmaz, -20 ile 40 arasında yaşayabilir zannı, öldürmeden yaşatmanın yeterli sanılması, maalesef devam ede gelmekte aşırı stres ortamında verim kayıpları, sağlık problemleri ve başarısızlık bulaşıcı hastalık gibi yayılmasına neden olamkatadır. Çözüm: Barınak sistemlerinde hayvan sağlığı, refahı ve konforunu dört mevsim sağlayarak ithal kültür ırkı hayvanlara adaptasyon konusunda hazırlık ve sağlıklı bir ortam sağlamak gerekir. Ancak bu şekilde verim üzerinde olumsuz stres koşuları bertaraf edilerek genetik yeteneklerinden yüksek verimlik olarak faydalanmak mümkün olur. Verilen destekler, hibeler, krediler, ruhsatlandırmalar için doğru yöntem uygulamaları doğru sistemler üzerine koşullandırıldığın da yenilikler ve hayvancılığın önün açacak başarıyı getirecek yöntemler kendiliğinden yerleşecek ve yaygınlaşacaktır. Doğru örnekler, başarılı ve kazançlı işletmeler arttıkça artık kimse başarısızlığa ve yanlışa talip olmayacaktır.

-Gübre yönetimi. Üreme, bakım, besleme, yem bitkileri üretimi, yemleme, sağım, gübre yönetimi gibi operasyonlar, yoğun bilgi birikimi ve iyi bir iş organizasyonu iyi planlaması gereken konulardır. Doğru barınak sistemlerine ve işletme planlamasına sahip olmayan işletmelerde çok büyük bir karmaşa yaşanmakta ve baş edilmez bir iş hacmi, sağlık problemleri, verim ve kazanç kayıpları yaşanmaktadır. Gezinti avlusu padokları açık saha olduğu için yağmur altında çamur olmakta, gübre çamurla karışarak ekonomik değeri ortadan kalmaktadır. Hayvanlar çamurlu gübreye yatmakta derileri ve memeleri kirlenmekte yoğun olarak sağlık problemleri yaşanmaktadır. Gübre yöntemi genelde yapılmadığı için biyogaz üretimine uygun temiz ve sürekli tedarik problem olmakta işletmeye ek gelir getirecek maliyetleri düşürecek sistemler entegre edilememektedir. Teknik bilgiye dayanmadan yapılan işletmecilik nedeniyle teknik eleman çalıştırma ihtiyacı hissedilmemekte ve önemi kavranamamaktadır. Çözüm: İklim kontrollü açılır kapanabilir yazlık ve kışlık hale getirilebilir, yarı şeffaf örtü malzemesi kullanılarak aydınlık, yüksek havalanma oranına sahip modüler barınak sistemlerinde, ısı, ışık, nem hava gibi iklim faktörleri otomatik olarak dört mevsim kontrol altında tutulabilmekte, rasyon hazırlama, yemleme, gübre temizliği, ilgili makine ve ekipmanlarla ve konveyör sistemleriyle, otomatik olarak yapılabilmekte, ızgaralı sistemlerle temiz, kayıpsız ve biyogaz üretimine uygun bir entegrasyon sağlanabilmektedir. Temiz havadar ferah bir ortmda ayrıca açık gezinti avlusuna gerek olmamaktadır. Operasyon için gerekli süre ve işgücü azaldığı için daha az elemanla daha fazla hayvan bakılabilmekte, maliyetler düşerken karlılık artmaktadır. Bu yöntemler teknik bilgi ve beceri gerektiği için kalifiye eleman istihdamına imkanı doğmaktadır. Biyogaz üretimi entegrasyonu ile elektirik üretmek, atık enerjiyle kesintisiz taze hasıl üretim seraları ısıtılabilecek, temiz ve fermente organik gübre üretimi işletme ihtiyacı fazlası elektrik satışı ve düşen maliyetler sayesinde geliri ve karlığı artıracak, işlerin baş edilebilirliği kolaylaştığı ve etkin arazi kullanımı sayesinde de işletme kendi kendini sürekli büyütecektir. Böylelikle işletmeler, bütün materyallerini ve atıklarını üretime entegre ederek tam bir doğal çevrim sağlayacaktır. Çevreye duyarlı, Avrupa birliği normlarına uyumlu modern ve bir nevi teknoloji üssü olan, sağlıklı verimli üretken ve başarılı işletmeler hızla hayvancılığımızı düze çıkaracaktır.

-Teşvikler ve desteklerin doğru kriterlere ve tanımlara dayandırılmaması nedeniyle yeterince amacına ulaşamaması ve kaynakların kaybı. Hayvancılık sektöründeki kötü gidişatı düzeltmek ve geliştirmek amacı ile, hibeler, primler, faizsiz krediler, ve destekler verilmektedir. Fakat; herhangi iyileştirici önlemler ve yöntemler kriterlendirilmediği ve yeterince tanımlanmadığı, hatta konan bazı kriterle çağın gerisinde kaldığı için, bu destekleri ve kredileri kullanan yatırımcılar alışılagelmiş başarısızlığın ana nedeni olan yanlış yöntemleri ve sistemleri bilgi kirliliği ve bilinç eksikliği ile farkında olmadan devam etmektedirler. Bu nedenle verilen destekler amacına ulaşmaktan ve kaynakların verimli kullanılarak problemlerin çözümünden uzak kalmaktadır. Ziraat bankası projeleri İPARD ve Kırsal Kalkınma projeleri maalesef hayvancılığımızın çok zarar gördüğü açık ve yarı açık ağıl ve ahırları desteklemektedir. Çözüm: Tarıma ve hayvancılığa verilen destekler çiftçinin refahı, tarım ve hayvancılığın gelişmesi amacını gütmektedir. Beraberinde yeniliklerin başarıya götürecek yöntemlerin kullanılması özendirilerek ve bu destekleri kullanma şartı olarak getirilmeli ki desteklerimiz kaynaklarımız, etkin ve verimli kullanılabilsin amacına ulaşılabilsin. Mevcut kriterler oluşturulurken çağın gerisinde kalmış eski bilgiler ve literatürlere dayandırılmaktadır. Bu kriterler ve şartnameler hazırlanırken ve yetersiz kararlar kemikleşmekte bürokrasinin birer uzvu haline gelmekte yıllarca revizyon imkanı olmadan, burada böyle yazıyor prosedür bu diye dayatılarak, verdiği zararların farkında olmadan geleceğin ve doğruların önünü tıkamaktadır. Bu nedenle; Ülke tarımının önünü tıkayan, kaynaklarının verimli kullanılması bir yana, çarçur olmasına neden kriterler revize edilmelidir. Köklü değişimlerle Ülke tarımının kötü gidişatına son verilmeli ve modern tarımın önü açılmalıdır. Destek ve teşvikler genel değil küçük, orta ve büyük işletme yatırımcılarına ayrı ayrı yöntemlerle uygulanmalıdır. Küçük yatırımcı ve çiftçiler ağır prosedürleri yerine getirmeleri % 50 hibe desteklerinde katılım paylarını sağlayabilmeleri mümkün değildir. Bu grubun yatırım modeli daha önce izah edildiği gibi belirlenerek 100 başlık % 50 hibe % 50 öz kaynak katılımıyla 300.000 Tl yatırım yerine sera tipi ekonomik ağıl modeliyle % 50 daha ekonomik ve daha doğru bir yatırım mümkün olur. 75.000 TL hibe desteği % 10-25 katılım payıyla 150-300.000 TL ile küçük yatırımcı daha kolay üstesinden gelir. Böylece destekler amacına ulaşır.

-Ruhsat problemleri ve bürokrasi Tarım ve hayvancılık işletmeleri kurulurken, gerekli gereksiz ihtiyaç ve konuyla alakalı olmayan bir dizi kurum ve kuruluşlarla muhatap olunmakta, görüş ve onay alınmaktadır. Bir çok kuruluş neden bu konuda kendilerinden görüş alma ihtiyacı gereği düşündüğünde de bir mana verememektedirler. Konuyla ilgili yorum yapabilecek görüş verebilecek uzman personelleri de olmadığı için hata yapma ve hesap verme korkusuyla, ya manasız yere olumsuz görüş vererek yada sürüncemede bırakarak bürokratik işlemler uzamaktadır. Yatırımcılar yılmakta, direnci kırılmakta, manasız paralar harcamakta, ya telafisi mümkün olmayan zaman kaybına uğramakta, ya da vazgeçmektedirler. Destek başvuruları belli ve kısıtlı bir başvuru dönem takviminde olduğu için, son başvuru takvimine yatırımcıların büyük bir çoğunluğu başvuru evraklarını tamamlayamamakta ve yetiştirememektedir. Destekler hedef kitleye ulaştırılamadığı gibi yatırımcılar bu özendirici ve harekete geçirici desteklerden mahrum kalmaktadırlar. Modern tarım ve Hayvancılık yatırımları için ilgili kurumlardan alınması gereken raporlar ve onay 6-12 ay gibi sürede tamamlanabiliyor. Bu da yatırımlar açısından ciddi bir tehlikedir birçok yatırıma niyetli ve hevesi insan için caydırıcı olmaktadır. İşletme kurmak isteyenlerin bürokrasi ile yorulmakta, bürokratik işlemlerin uzunluğu nedeniyle birçok yatırımcının tesis kurmaktan vazgeçmektedir. Çetin Bürokrasi sürecinin ardından ruhsatlandırmaya ve üretim iznine sıra gelmektedir. Bu konuda ilginç uygulamalar ve aşılması zor tuhaf tıkanıklar vardır. Ruhsatlandırma mücavir alan sınırlarında belediyeler, diğer yerlerde özel idareler tarafından yapılmaktadır. Her iki kurumda da özellikle belediyelerde tarım konusun doğru karar verebilecek tarım uzmanı çoğunlukla yoktur. Ve şehir planlaması ve şehir içi bina ruhsatlandırma koşulları köyün tarlasına uyarlanmaktadır. Durum tam bir facia ve karikatürdür. Her ilde kurum ve kişilerin olmayan bilgisi tahmini ya da insiyatifi doğrultusunda farklı farklı uygulamalar yapılmaktadır. Yatırımcıların mevcut arazilerine, düşük imar oranlarıyla orta ölçekli bir işletme dahi sığdırması mümkün değildir. Ahır yapılsa yavrulara yer yok, beslemek için yem deposu yok, sütünü sağmak için sağımhane yok. Koyun ve keçi ağıllarında da aynı problem yüksek kapasiteli üretim işletmelerinin önünü tıkamıştır. Böylesine bilgisizce geleceğin önü tıkanamaz. 

Bir taraftan hayvancılığı geliştirmek için destek çabaları bir taraftan akıl almaz engeller ve tıkanıklıklar. Yani bu koşullarda orta ve büyük işletmeler kurmak hayvancılığın açığını kapatacak tesisler kurmak çok zor. Ayrıca ruhsatlandırma aşaması şehir planlaması mantığı ve onay sürecinden geçiyor ilgili odalardan projeleme, statik çalışmalar ve bir sürü ara masraflar. Şehir ve bina projecileri hayvan davranışı alışkanlıkları ihtiyaçları ve çiftlik iş döngüsü mantığını bilmedikleri, bilmeleri gerekli ve mümkün olmadığı ihtisas gerektiren bu entegre işletme planlamasında işletme içi karmaşaya neden olan anormal yanlışlıklar ve çiftlik mantığına uymayan gereksiz masraflara ve yatırım detaylarına mağruz kalmaktadır. Ayrıca yatırımcı ruhsatı alınmış bu yanlış projeleri revize etme şansı yoktur ruhsat alındığına ve uzun süren yıldırıcı bıktırıcı bürokrasi sürecinden kurtulduğuna şükretmekte ve aynen uygulamak zorunda kalmaktadır. Ülkemiz belli bir standardı olmayan biribirine benzemeyen, işlevsiz ve fonksiyonsuz olmasına rağmen ağır ve pahalı hayvan refahı ve konforuna uygun olmayan, verimliliği başarıyı kısıtlayan işletmelerle doludur. Işin ilginç yanı yeni kurulan işletmeler bir bildikleri vardiki böyle yaptılar mantığı ile aynı yolu izlemekte ve doğru olduğu zannedilen sıkıntıların kopyası devam etmektedir. Başarısızlığın düşük verim karsız işletmeciliğin ana kaynagının kimse farkında değildir. Dünyanın en pahalı et ve süt fiyatlarına rağmen düşük halen düşük fiyatlardan şikayet edilmektedir. Bu yanlışlar silsilesini ülkemizin imrenilen imkan ve kaynaklarına rağmen herkes birlikte ödemektedir. Çözüm: Yanlış uygulamaları revize etmek ve doğruların önünü açmak bütün problemlerin kendiliğinden çözülmesini sağlayacaktır. - Bayındırlık bakanlığında hertürlü yapı ve inşaat için bilgi ve proje omasına rağmen, tarımsal yapılar, hayvan barınakları ve seracılık için bir proje yoktur. Bu yapılar inşaatta basit yapılar grubuna girmektedir ve diğer binalarla eşdeğer uygulamaya gerek yoktur. Ülke iklim ve kotrollü üretim mantığına ve modüler imalat ve kurulum kolaylığına, yüksek işlevsellik ve fonfsiyonlara sahip, Avrupa Birliği uyum sürecininde zorunluluğu olan hayvan refahı ve konforunu esas alan modüler ahır, ağıl, sera ve tarımsal ek işletme binaları kriterlendirilmeli projelendirilmeli onaylanmalı ve ve uygulamaya sokulmalıdır. Prefabrik ve modüler Sera yapılarında ruhsat ve imar çözümü daha kolaydır. Hayvan barınakları ağıl ve ahırlar, kalıcı sabit, ağır çelik ve betonarme yerine seralar gibi modüler sistemler olarak dizayn edilmeli ve ruhsatlandırma bu gruba sokulmalıdır. Modüler sistemler montaj ve demontajı mümkün ve kolay olduğu için ileride sökülüp taşınabilme imkanı vardır. Proje ve statik analiz süreçlerinden geçmiş olan bu projeler tip projeler olarak gereksiz yere aynı aşamalara bürokrasiye ve zaman kaybına çözüm olacaktır. Yanlış uygulamalar kendiliğinden devre dışı kalacak kriterlendirilmiş, tanımlanmış ve planlamış doğruların önü açılacak Ülke tarımı hızlı bir revizyona girecektir. Kaynak kaybı sona ererken destekler amacına ve hedefine ulaşacaktır.

- Gereksiz ve uzun süren ihtiyaç olmayan bir çok kurumla muhatap olunan bürokrasi azaltılmalı ve süreç kısaltılmalıdır. Kurumlar projelerin uygunluğunu inceleyip karar vermek yerine, kriterleri oluşturulmuş, tanımlamaları yapılmış, entegrasyonu ve normları belirlenmiş, zorunlu ve zaten uygun olarak buna göre hazırlanmış projelerin artık bu safhalara ve aşamalara ihtiyacı kalmayacaktır. Tekrar tekrar projelendirme, ruhsata uygun hale getirmek için mühendislik hesaplarına ve onay sürecine de gerek kalmayacaktır. - ruhsat ve imar konularındaki tınanıklıklar ve mantık dışı rastgele bürokratik uygulamalar düzene konmalı ve standardize edilmelidir. Konunun bir şehir ve bina planlaması olmadığı bu mantıkla imara tabi tutulmasının bir gereği ve gerekçesi olmadığı, tarımsal üretim işletmelerinin, zaten şehirden uzak tarla arazileri üzerinde tarımsal üretim amacıyla arazinin etkin kullanılması ve birim alandan yüksek verimliliğin esas olduğunu hatırlamak gerekir. Işletmeler ruhsat için belediyelerce şehir planlaması için tanımlanan kriterlere göre değil, hedeflenen işletme kapasitesinin ve iş döngüsünün ihtiyacı olan birimlere göre planlanır. Halkanın herhangi bir zincirindeki kopukluk işletme başarısını köstekler. Karlı işletmeler doğal olarak büyürler ve üretimini artırırlar. Bu kadar ihtiyacımız varken ve üretimi bu kadar desteklerken, büyümenin ve üretimin önünü tıkamak akllıca değildir. Zaten bölünmüş ve küçük parsellere parçalanmış arazi yapımız nedeniyle büyük araziler tedarik etmek ve ülkemizin esas ihtiyacı olan büyük ölçekli üretim gücüne sahip işletmelerin kurulmasında zorluklar varken tarım arazilerinin etkin kullanımını sınırlamak en son ihtiyacımızdır. Para harcayacak, yatırım yapacak, üretecek, direk ve dolaylı olarak zincirleme istihdam yaratacak, ülkemizi dışa bağımlı  olmaktan kurtaracak yatırımcıları kösteklemek, yıldırmak, bıktırmak, caydırmak, vazgeçirmek değil önlerini açmak gerekir. Bu nedenle tarım arazileri ve tarımsal yatırımların ruhsatlandırılmasında düzenlemeye gidilmeli ve standardize edilerek genel uygulamaya sokulmalıdır. Böylelikle konuya hakim olmadan eksik bilgi nedeniyle farklı farklı ve yanlış karar almaya ihtiyaç kalmaz.

-Hayvancığın organizasyonu için üretici birlikleri kurulmuş ve bütün üretilerin ve yeni yatırımcılacıları bu kuruluşa üyeliği zorunlu kılınmıştır. Destekler ve bazı hizmet icraatları bu kuruluş üzerinden yapılmakta ve tarım il müdürlükleriyle organize çalışmaktadırlar. Zaten bu kurum tarafından temsil edilen üretici ve yatırımcı üyelerin bürokrası kalabalığı azaltıldığı gibi projelendirme ve ruhsat ön çalışmaları rahatlıkla yapılabilir ve işlemler kolaylaşıp hızlanabilir. Üretici birlikleri damızlık tedrik organizasyonu, damızlık üretim, süt toplama ve işleme konularında birlik üyelerine kapsamlı ve hizmetler verebilir. Bu amaçla bu birlikler etkinleştirilmesi yatırımcı ve üretici üyeleri çok başlı muhatap karmaşasından kurtaracak, ürün değerlendirme ve pazarlama problemlerinede çözüm olacaktır.

-Organize hayvancılık bölgelerinin kurulmasına yönelik bazı çalışmaların başlamasına rağmen hedef ve planlama konusundaki eksiklikler ve bu değerli hedefe ulaşma konusundaki sıkıntılar. Bu güne kadar 6 adet hayvancılık organize bölgesi kurulmuş fakat hiçbiri faaliyete geçememiştir. Bu amaçla birçok düşünce ortaya atılmış fakat henüz hayatiyet bulamamıştır. Genelde şehre yakın ya da kenar mahalle içinde kalmış küçük işletmelerin bir araya getirilmesi gibi çok kısır ve etkisiz bir işlev bazında düşünülmüştür. Yem bitkileri üretimi de hiç planda olmadığı için hayvanları ekonomik besleme söz konusu olamayacaktır. Yatırımcılara çok büyük bir problem olan arazi tedarikinin önünü açacak olan bu tür projeler, doğru sistem projeleme, alt yapı ve müşterek kullanıma yönelik, sağımhaneler, süt ve et işleme, biyogaz ve elektrik üretimi gibi entegrasyonlar, kitlesel üretim ve ülke hayvancılığının gelişmesi için çok önemlidir. Bu yöntem, modern kontrollü kapalı devre üretim sistemlerinin entegre olarak uygulanabileceği, yatırım maliyetlerinin minimize edilerek üretimden, ürün işleme entegrasyona kadar uygun ve eksiksiz olarak planlanmalıdır. Yatırımcılara arazi tahsisi ve yatırım ortamı sağlamak önemlidir fakat; her katılımcının toplam entegrasyona uygun ve benzer hareket etmesi kolay değildir. Buda bazı aksaklıklara ve tıkanıklıklara neden olacaktır Bu modelin başarısı ülke hayvancılığının sıçrama yapmasını sağlayacak ve çiftçi bazında köyler için düşünülen köykent tarzı projelere de model olacaktır.

Çözüm: TOKİ Ülkemizin en başarılı, en tempolu ve en faydalı kurumlarındandır. Sonuca odaklı felsefesi ve konut yapımında ve konut edindirmede çok değerli hizmetle yapmaktadır. Hayvancılık organize ve köyler için planlanan müşterek kullanım entegre projelerinin doğru hızlı ve olması gereken ideal kontrollü üretim teknoloji modelleriyle, standart ve her bölgeye uygun tip proje olarak başarının, alt ve üst yapısı hazırlanabilir. İklim kontrollü, hayvanların konfor ve refahını sağlayan, verimi düşüren stres faktörlerini kontrol altına alarak kültür ırklarında adaptasyon problemini ortadan kaldıran ve yüksek verim alınmasını sağlayacak, modüler ve modern barınaklar, az alanda çok yüksek yem üretimine imkan veren iklim kontrollü kesintisiz hasıl yem üretim seraları, toplu gübre değerlendirme imkanı ile biyogaz tesisi, elektrik üretimi, atık enerji ile işletmelerin ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarının karşılanması, et ve süt işleme değerlendirme entegre alt ve üst yapı sistemleri gibi modern uygulamaların devreye girmesi gibi çok önemli bir model olacaktır. Organize hayvancılık bölgeleri katılımcılarına kredi vererek dilediği gibi bağımsız ve kopuk davranmaları yerine bu organizasyonun TOKİ mantığı ile doğru projelerin eksiksiz bir entegrasyonla tamamlanarak tesislerin yatırımcılara sunulması ve hemen üretime geçmeleri sağlanması ve taksitlerini kredi öder gibi ödemeleri ülke hayvancılığına büyük bir ivme kazandırırken kaynaklar etkin faydalı ve garantili olarak kullanılması sağlanmış olur.

Dr.Timur Gücük

| Kategoriler: Saanen Keçisi, Saanen Keçisi Fiyatları, Keçi Nasıl Yetiştirilir, Keçi Yemleme, Dışkı Yönetimi, Keçi Sütü | Tags: saanen , keçi , hayvancılık , modern hayvancılık , süt hayvancılığı sorunları | Yorumlar: (0) | İzlenme sayısı: (758) | Geridön

Yorum Ekle

Hakkımızda

Hakkımızda, Saanen keçi çiftliği kurma kararını almak tüm ailemizin tamamı ile ortak aldığı bir karardı. Kendim ziraat mühendisiyim ancak saanen keçi ihtiyaçları üzerinde uzunca bir araştırma yaptık. Nelere ihtiyaç duyuyor, nasıl en iyi verimi verir, nasıl sağlıklı uzun bir yaşamı olur, nasıl beslenir, hangi şartlarda ürer, kısacası saanen keçisi çok verimli bir ırk, doğru şartlar sağlanırsa vermek için kendini paralıyor yeter ki bacağından tutup çekilmesin.

Türkiye’nin en modern 1000 başlık saanen keçi çiftliği bu şekilde ortaya çıktı. “Tüm hayvan dostlarının ziyaretine açığız”

Daha Fazlası
Son Haberler
  • Bon SC, Yeni web sitesi tasarlama kararı aldı.

    22 Kasım, 2017
  • Yeni doğumlar ile ailemize yeni keçiler katıldı

    8 Aralık, 2017
  • Herkese mutlu yıllar dileriz!!!

    28 Aralık, 2017
  • 1000 sağmal olan kapasiteyi doldurmak için çalışmalar başladı!

  • Damızlık Fransız safkan dişi ve Teke 

  • satışlarımız devam ediyor

  • 2019 için hayvan satışı talepleri alınmaya başladı.

 

Etiketler
Saanen Keçisi Süt Keçisi Keçi Saanen Tekesi Safkan Saanen Keçi Sütü Saanen #damızlık #hayvancılık #küçükbaş #çiftlik
İletişim

Tüm sorularınızı samimiyetle cevaplamaya hazırız.

Adres: 7313 sok no:24 çakaltepe mah. Menderes İzmir Türkiye

Telefon: (+090)-532-547-6922

Email: info@bonsc.com.tr

Skype: Bon SC

Website: www.bonsc.com.tr

Facebook: https://www.facebook.com/bonscsut

Twitter: https://twitter.com/Bonsafkansaanen

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UCQMoGsuMO0wXXTq4xWQzt0A

Instagram: sutbon