Türkiye’de süt gerçeği.

Türkiye’de süt gerçeği.

Türkiye’de insanlar süt içmiyorlar.

Süt içenlerin içtiği aslında gerçek TAM SÜT değil, süt suyu! …

Ben eve süt aldığımı pek hatırlamam, öyle sabah kahvaltıdan önce veya gece yatmadan önce bir bardak süt içeyim gibi bir alışkanlığım da yoktu. Süt genellikle tatlı vs. yapımında kullanılan bir şeydir.  Onun için de markete gittiğimizde uzun ömürlü UHT sütlerden birkaç kutu alınır kenara konur lazım olunca stokta bulunsun, sütün anlamı buydu.

Kızım doğdu, anne sütü çok kıymetli sadece anne sütü içiyor ama bir süre sonra yetmemeye başlayınca mama tavsiyeleri geliyor, farklı çeşitler vs. O zaman süt aklımıza geliyor, aynı alışkanlıkla UHT süt kolay al bir koli koy kilere lazım oldukça kullan. Ama söz konusu canından çok değer verdiğin biri olunca biraz araştırıyorsun ( aslında her zaman araştırmak gerek) biraz da algıda seçicilik olsa gerek süt daha dikkat çekici ve önemli oluyor.  Günlük pastörize süt alalım, daha da doğrusu çiğ süt alalım kendimiz kaynatıp soğutalım ve öyle kullanalım.

Evet, işin en doğrusu çiğ süt almak fakat nasıl, nerden, hangi standartta, kalitesi, sağlığa uygunluk koşulları bir sürü soru. İşin içine girdikçe derinleşiyor mesela, sütü aldığımız hayvanların sağlık, bakım ve besleme koşulları, sağılan süt nasıl sağılıyor, nasıl saklanıyor bize nasıl ulaşıyor liste uzadıkça uzuyor.

Araştırmaya devam ettikçe, küçük ölçekli hayvancılık yapanların çoğunun yeterli bir kazanç sağlayamadığı gerçeği karşıma çıktı. 5 – 10 sağımlık hayvana bakmak işin gereken masrafların süt ile karşılanamadığı dolayası ile bırakın hayvan refahını iyileştirmek, sağlıklı bir üretim yapmak için harcama yapmayı işi devam ettirememe noktasında son çarelerini deniyorlar buda olmazsa hayvanları kasaba verecekler.  Bunun da birçok sebebi var elbette; ellerinde ki hayvanlar ırk bakımından; şöyle bir misal ile anlatmam gerekirse sokak köpeği gibi ne cinsi belli ne soyu ne de verimi tamamen tesadüfi çok iyi de olabilir çok kötü de, evet inek ama o kadar. SAFKAN bir cins alacak ki “maalesef safkanlar genellikle ithal” imkânları yok, alabilseler bile bu ırkı sürdürebilecek bir Gelir ve önemin farkındalığı genel olarak oturmuş değil, bir nesil sonra ırk bozuluyor ve aynı kısır döngü başlıyor yine karlılık yerlerde. 

Tamam, o zaman araştırmaya devam,  ben de bu işi profesyonelce yapan firmalara bakayım diyorum.  Bu tarz işletmeler çok daha iyi şartlarda hayvanlarına bakmaları gerekir çünkü ticari düşünüyorlar. Hayvan kayıpları, süt kayıpları, yavru kayıpları hep bu işletmeler için zarar yazar ve bunun önlemlerini almak zorunda kalırlar bu da hayvan refahını getirir. Bir de rekabetçi bir piyasa da kalite ön plana çıkmak zorundadır her bir çiftlik daha kaliteli ve sağlıklı süt üretmek durumunda olmalı diye düşünüyorum.  Bu profesyonel çiftliklerin genellikle, yakın yaklaşık aynı projeden yapılmış olduğunu, çok benzer uygulamaların nerdeyse kalıplaşmış fark yaratamayan düz bir akılla yapıldığı gerçeği şaşırtıcı. Hayvan refahı, bakım besleme koşulları sağım sistemleri nerdeyse aynı. En büyük şaşkınlık ise çok büyük bir çoğunluk ürettiği sütü yok pahasına toptan olarak büyük süt işletmelerine veriyor. Neden sorusu garip değil, binbir emekle ürettiği sütü katma değer koyamadan üç kuruşa vermek zorunda kalıyor. Vermesin kendi paketlesin peynir yapsın satsın kalitesi çıksın ortaya. Ürettiği üründen gurur duysun tabiri caizse göğsünü gere gere kalitesinin karşılığını alsın. Yok çok az.

Profesyonel süt hayvancılığı yapmak hiç öyle kolay bir iş değil; araziyi en iyi konumda -hem pazara yakın olmalısın hem ekip biçilebilecek, mera olarak ta kullanabileceğin genişlikte bir arazi- buldun aldın, gittin uygun bir proje çizdirdin; proje hem hayvan refahını sağlayacak hem iş yapabilmeyi otomasyonu kolaylaştıracak. Belediyeden ve inşaat ruhsatı aldın, projeyi kim uygulayacak, nasıl becerebilecek öyle profesyonel firmalar zor, çünkü uygulayacak firmanın hem ziraat bilgisi olmalı hem veteriner gibi hayvan bilgisi olmalı hem de inşaat bilgisine sahip olmalı. Planladığın bütçenin çok üstünde bir maliyetle bitirebilirsen çok şanslısın, bazen yapılan hataları düzeltmek, bazen eksikleri gidermek tüm finans projeksiyonunu sıkıntıya sokabilir ve yatırım hesabın şaştığında bazı şeyleri sonra ya bırakırsın. Çünkü daha hayvan temini problemi var. Doğru ve SAFKAN bir ırk almalısın ki sürdürülebilir bir verim garanti olsun, bütün o işletmeyi bu içine koyacağın hayvanlar için yaptın çünkü. Türkiye’de çok az olan soy takibi yapan damızlık işletmesi, muhtemelen taleplere cevap veremediği için yâda güvenilir bulunmadığı için ithalat seçeneği ortaya çıkacak ve fahiş fiyatlarla yurt dışından hayvan gelecek. aksi takdirde inişli çıkışlı gelirler batma sebebidir.  Tüm bunlarla uğraşıp hayvanı da işletmeye koyan çiftliğin artık nefesi bir butik mandıra ile nihai tüketiciye sunum yapma imkânı bulamayabilir. Hesap kitap hayal biraz para kazanınca yaparım olur. Fakat sütü büyük mandıralara yok pahasına satarak hiçbir zaman o para kazanınca yaparım noktasına gelemez. Dolayısı ile ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın bu kalite o çiftliğe artı değer kazandıramaz. Nihayetinde benim o kalitedeki süte ulaşmam imkânsız gibi.

Araştırmaya devam; peki o kaliteli sütleri toplayan mandıradan neden alamıyorum. Orda da karlılık sorunu devreye giriyor. Üretim maliyetleri, işçilik, satış pazarlama, iadeler, büyük marketlerin satın alma şartları vs. birçok faktör devreye girince işletmeler sütü daha kolay ve karlı bir şekilde pazarlamak için yollar bulmak zorunda kalıyor. Sütün yağını alıp tereyağı üretmek için kullanıyor. Kremasını çekmesi gerekiyor ve sonucunda bakanlığın belirlediği minimum yağ minimum alt değerlerde süt satışa sunuyor. Sonuçta ben, yine bir ineğin veya daha çok daha  iyisi bir keçinin canından kanından ürettiği o mucizevi sütü TAM olarak satın alamıyorum. Mucizevi diyorum; Kur’an’ı Kerim Nahl 66. ayette bu sütten bahseder.

Bir gün işim gereği bir araziyi borç karşılığı kabul etmek zorunda kaldım. Satmak istedim, olmadı. Değerlendireyim istedim, birçok fikir çıktı. Ekilecek gelir getirecek vasıfta bir arazi de değildi. Bunca süt macerası yaşanmışken aklımıza içilebilir bir süt üretmek imkânı ve tüm bu problemlere bir örnek teşkil edecek bir keçi çiftliği kurmak isteği doğdu.

Kur’an ı Kerim de Al-i İmran suresi 159 ayette diyor ki; “Yapılacak işler hakkında danış. Karar verince de ALLAH’a güven; ALLAH güvenenleri sever.”

Bende öyle yaptım, gerçek TAM sütün halka yani benim gibi insanlara ulaştırılması gerekiyor, uzun bir araştırma sürecinden sonra karar verdim. Allah yolumuzu kolaylaştırdı, olmazı oldurdu; mesela 12 dekar olan arazimiz 80 dekara çıktı, değil Türkiye’nin Dünya’nın en modern, Hayvanlar için en refah seviyesi yüksek, çalışanlar için en kolay çalışma şartlarına sahip bir çiftlik kurduk. İçine yine Dünya’nın en verimli soy kütüklerine sahip SAFKAN SAANEN keçileri Fransa’dan ithal ettik.  Sonuca varış yolunda çok zorluklar oldu, çıkmazlara girildi, imkânlar yetmedi ama. Her defasında ALLAH’ın yardımı yetişti. Şimdi yine bir zorlukla karşı karşıyayız. Tüm imkânlarımızı ve fazlasını çiftliği kurarken harcadık herkesin düştüğü hataya bizde düştük elimizde olmayan sebeplerle dedim ya kim kuracak bu projeyi diye bulmak zor. Şimdi bizde TAM Keçi sütü ’nü gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilmek için yollar arıyoruz. Diliyorum ki ALLAH bir yol gösterecektir.

Peki, süt gerçekten bu kadar önemli mi: ?

Çok daha önemli; inek sütü, koyun sütü, manda sütü bunlar mayalanıp kullanılacak, mandıra ürünlerinin ham maddesidir. Yani sütten bir şeyler yapmak için kullanılacak süttür.

Ancak KEÇİ sütü içecek olarak tüketilmesi gereken bir üründür. Özellikle Saanen ırkı keçi sütü kesinlikle içecek sınıfında değerlendirilmelidir. Sadece çocuklar için değil, tüm yaşlardaki genç, orta ve yaşlı tüm insanlar için, hatta evcil hayvanlarımız için. Öyle sloganlaşmış olan “anne sütüne en yakın süt” ile sınırlı değil yani.

Benim en dikkatimi çeken özellik;  protein bakımından zengin bir içecek tüketerek vücudumuzun fit olmasını destekliyor olması muhteşem. Nasıl mı; hemen hepimizde can simidi gibi bir yağ tabakası belimizde sarılmış gibi, spor yaparız yine de erimez, sinir bozucu bir görüntü öyle durur. ÇARE:  TAM keçi sütü kendi sindirimi kolay bir ürün eyvallah ama daha güzeli diğer yediklerimizin de sindirimini kolaylaştırıyor olması ve içerisindeki amino grup enzimlerin vücutta biriken yağların yakılmasını hızlandırıyor olması bir mucize. Sabah akşam birer bardak süt içiyorsun, şişkinlik yapmıyor, sabah kahvaltıda seni tok tutuyor, akşam rahat uyumanı sağlıyor ve fit bir vücuda sahip oluyorsun. Üstelik eğer TAM keçi sütü bulabilirsen tadı, kokusu, içerken bıraktığı haz muhteşem. (UHT falan veya süt suyu değil onlardan bahsetmiyorum)

Bebekler için olan faydalarından en kıymetlisi bence: her bebek büyütmüş anne baba bilir, bebeğin gazı olur ve o gaz çıkmadan susmaz uyumaz. Şişkinlik yapmıyor dedim ya gaz yapmıyor. Tabi laktoz alerjisi olan bebekler için şifa ve daha birçok şifa konusunda doktorlar zaten ilaç niyetine tavsiye ediyor.

Gençler için bilhassa içirilmesi gereken bir içecek: spor çağında genç erkekler özellikle kas ve kemik gelişimi için spor salonlarına gidiyor, orda protein içerikli bir sürü kimyasal tozları eriterek kullanıyorlar. Kızlar spor ve rejim yaparak fit bir vücut sahibi olmak istiyorlar. Bilhassa genç kızların tam gelişme çağında rejim yaparak gelişimlerini durduruyor olmaları çok üzücü. Anne ve Baba olarak tek yapmamız gereken onlara TAM Keçi sütü tedarik edip bu alışkanlığı sağlatabilmek iken bize dayatılan pazarlama tekniklerinin kurbanı oluyoruz.

Birisinin yapması gerekiyor. Hiç kolay bir ticaret değil, bu yolda yürünecek, çalışılacak, çok zahmetler çekilecek, engeller aşılması gerekecek, belki zarar edilecek daha kötüsü hatta başarısızlık ile bitebilecek bir işletme kurmak. Belki akıllıca değil.  Ama şu bir gerçek ki sonunda başarılamaz ise bile, eğer işi gerçekten tüm yönleri ile doğru yapmayı hedeflemiş ve bundan ödün vermeden sonuca varmak için çalışılmışsa bizim açtığımız bu yolda, bizim eksiklerimizi giderebilecek güçte bir başkası bayrağı devir alır yine halkın gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak sonuca ulaşılır diye ümit ediyorum.

Cengizhan orpak

Bon SC Tarım

Safkan Saanen Damızlık ve Süt İşletmesi

İzmir

| Kategoriler: Keçi Sütü | Tags: saanen keçisi , safkan saanen , keçi sütü , gerçek süt , tam süt | Yorumlar: (0) | İzlenme sayısı: (1715) | Geridön

Yorum Ekle

Hakkımızda

Hakkımızda, Saanen keçi çiftliği kurma kararını almak tüm ailemizin tamamı ile ortak aldığı bir karardı. Kendim ziraat mühendisiyim ancak saanen keçi ihtiyaçları üzerinde uzunca bir araştırma yaptık. Nelere ihtiyaç duyuyor, nasıl en iyi verimi verir, nasıl sağlıklı uzun bir yaşamı olur, nasıl beslenir, hangi şartlarda ürer, kısacası saanen keçisi çok verimli bir ırk, doğru şartlar sağlanırsa vermek için kendini paralıyor yeter ki bacağından tutup çekilmesin.

Türkiye’nin en modern 1000 başlık saanen keçi çiftliği bu şekilde ortaya çıktı. “Tüm hayvan dostlarının ziyaretine açığız”

Daha Fazlası
Son Haberler
  • Bon SC, Yeni web sitesi tasarlama kararı aldı.

    22 Kasım, 2017
  • Yeni doğumlar ile ailemize yeni keçiler katıldı

    8 Aralık, 2017
  • Herkese mutlu yıllar dileriz!!!

    28 Aralık, 2017
  • 1000 sağmal olan kapasiteyi doldurmak için çalışmalar başladı!

  • Damızlık Fransız safkan dişi ve Teke 

  • satışlarımız devam ediyor

  • 2019 için hayvan satışı talepleri alınmaya başladı.

 

Etiketler
Saanen Keçisi Süt Keçisi Keçi Saanen Tekesi Safkan Saanen Keçi Sütü Saanen #damızlık #hayvancılık #küçükbaş #çiftlik
İletişim

Tüm sorularınızı samimiyetle cevaplamaya hazırız.

Adres: 7313 sok no:24 çakaltepe mah. Menderes İzmir Türkiye

Telefon: (+090)-532-547-6922

Email: info@bonsc.com.tr

Skype: Bon SC

Website: www.bonsc.com.tr

Facebook: https://www.facebook.com/bonscsut

Twitter: https://twitter.com/Bonsafkansaanen

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UCQMoGsuMO0wXXTq4xWQzt0A

Instagram: sutbon